|
Yazar Sultan Şahin
|
|
Perşembe, 12 Ocak 2012 |
|
Haftanin’nin göğü ağırdır, gecesi ağırdır. Çocukları daha ilk günden yüklenmiştir ölümün ve öteki olmanın ağırlığını. Şairin dediği gibi ağıtları önce söylenmiştir.
Oralarda çocuklar erken iş yapmaya başlar ama erken büyümezler. Kaçakçıya, teröriste çıkar da adları üzerlerine bombalar yağar. Hiç büyümezler. Tıpkı Madımak’da yanan Koray gibi, Kızıltepe’deki Uğur gibi, Lice’deki Ceylan gibi büyümezler onlar…
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Emirali YAĞAN
|
|
Pazar, 28 Mart 2010 |
|
Şehrin dört ana garından dört ayrı yöne yolcu kaldıran trenler kalkıyordu. Hangi gardan yola çıkacağımı bilmez bir kararsızlık içinde kendimi sokağa attım.
Ev değil sadece, on yıldır gel-git takılı kaldığım dünyanın en büyük şehirlerinden Paris de işte yine daralmıştı üstümde. Kapıyı çarpıp çıkmak; sınırları nerede bittiğini kestiremediğim görünmez çemberi aşmak düşündüğüm tek şeydi. Evde, şehirde nem kaldı umurumda değildi; bildiğim tek şey gitmem gerektiği: nereye, bilmiyordum.
Güneye, Akdeniz’e yön alan trenlerden birini almaya niyetlendim önce. Olmadı, doğuya yolcu kaldıran bir trende buldum kendimi. Son durak, başka ülkelerin kapı aralığına kurulmuş bir sınır şehriydi.
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Fırat Penaber
|
|
Cumartesi, 20 Şubat 2010 |
|
Yaramı hançerine akıttım…
Bu şarkımızın en güzel nakaratı, ne yaram hançerin olmadan yara, ne de hançerin yaram olmadan hançer değildir. Ve talihsizliğimizin en acımasız yerinde öykümüzün yarısı yeşererek çocukluğumuza dönmeli
Çünkü şimdi yüzüm yok ve kalbim her öğün darağacı, düğümlenmiş isimsizliğimizle asıyor. Ne kadar dipsiz bir dalgınlık… Yüzümün yokluğu…
Bir yanı gündüz diğer yanı gecenin soyuna tadı bulaşmış gözyaşı kokulu ilahi yalnızlık. Eşiğine sığınıyorum yüzünü görerek usanmadan yanaştığım bu uslanmaz dalgınlık penceresinde. Ve her görüşüm daha fazla miadını tüketiyor eylül ve ekimlerimin.
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar MaviUmut
|
|
Pazartesi, 23 Ocak 2012 |
Aşktır Gitmek -
"belki de böyle zamansız tutulmasaydık
eşitlenecekti gönlümüzdeki rüzgârlar kim bilir
kim bilir belki de yazgımız yazılmayacaktı böylesine zor
ve tutulmasaydık onca bulutlu bir sabaha
tutulmasaydık her geçen gemiye özgürce masmavi
anlamayacaktık belki de aşk neymiş
haydi kaldır kadehini şimdi
anladık ki
kirli yüzlü bir miçoymuş aşk
sabır erguvan renkli
gelmişine de geçmişine de hey
biz denizler içinde çaresiz gemilerdik
kesif bir rüzgâr yaladı yüzümüzü
irkildik..."
"Aşktır Gitmek" çok yakında tüm kitapçılarda...
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 4 Toplam: 144 |