|
Yazar Bedri Adanır
|
|
Cumartesi, 06 Mart 2010 |
|
Sözcüklerin, anahtar-kilit misali, anlam(a)da buluştuğu demler... Cümlelerin, itinayla, birinci ve ikinci tekil şahıs ekli yüklemlerden korunduğu demler... Hapisliğin ahtapota kestiği bir hengame ki, köşe bucak kaçışmalar yaşanılandan, yaşanandan, yaşanacaklardan ve yaşan(a)mayacaklardan...
Bir ses, tek bir kulaksa titremekte; görüntü, tek bir çift gözde çizilmekte... Sözcüklerin anlatacaklarından geçilmiş, anlaşıl(a)mayacaklar revaçta şimdilerde... Zira ses boşlukta titreyip, tükenmekte, görüntü, -hayâl meyâl, karartılar- uzaklığın, duvarların ardında kaybolmakta...
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Hevi Zaycı
|
|
Çarşamba, 18 Kasım 2009 |
|
Kent yorgunuyum, ölümler kusuyorum hüzün anaforumda.
Hangi acûze kente sıgdıramadık ki kimliksizligimizi?Hangi patikalı yollarda kaybettik düslerimizi? İzi kalmış mıdır?Zaman diyorum; ama susacak kadar erdemli değil! Tanrım! Neden bu kadar sessizsin?
İcinde bulunduğum kargaşa bir an bile bitmiyecek duygusu yaşatıyor.Ölümcül bir hastalık gibi iz sürüyor peşimde. Geçmişin izleri silinmeden yeni bir kargaşaya dem vuruyor ayaz akşamların iklimlerine.Burusturup cebime SIKIŞTIRILMIŞ cüzamli kent telaşları bir ekim sabahı gibi erken doğuyor siluetlerimde.
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Mehmet Korkmaz
|
|
Pazartesi, 23 Haziran 2008 |
|

Toplayıp suratımın döküklüğünü, adressiz kentlere gitmeliyim. Kulağımda nazlı bir uğultu tekerlek asfalt sevişmesi. Otobüsün içinde memed, cam tarafında…Huzur yeşil kirpikleri.Gitmeliyim…Güne gece örtmeliyim, yıldız serpmeliyim yollara. Geceye gün çalmalıyım,güneş içmeliyim sabahleyin…Gitmeliyim.
En huzurlu zaman, yıldızlı bir gök altında otobüsün yanından hızla geçen ağaç görüntülerinin belli belirsiz akışında saklı. Ne bakkaldan tuz, ne belediyeden gaz, ne de elektrik telefon faturası. Yaslayıp yorgun bedeni koltuk rahatına, gitmeli bulut yağmur ıslaklığına. Levhaların azalan rakamlarına aldırmadan, çay molası düşleyerek gitmeliyim
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Zeynep KURİŞ
|
|
Pazartesi, 11 Ocak 2010 |
|
Sussan da susmasan da; çok şey anlatır sonrasızlığım.
Dipsiz bir kuyuya inmek değilmiş gibi eksikliğim... Hançerine muktedir yaram, Asterya! Maharetin alttan altakanatmaksa, senden yana ne varsa düş/sün arsız cümlelerimin bitimine...
Yıkık kentlerde düşler "heba" olur Asterya.
Gözlerini kıyısına iliştir göğün...
Ahd edip nara düşerken sesim, kanıksanıyor acı bile. İsimsizliğim,
kimsesizliğimden değil, bilmiyorsun. Usulca yumuyorum gözlerimi, karanlığı zehre bulanmış gecemin...
|
|
Devamını oku...
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 4 Toplam: 131 |