Umut Denizleri Şiir Sitesi

ÜYE GİRİŞİ

KİMLER SİTEDE

Misafir: 4
Üye: 1

Günün Sözü

"Kendi selameti için hürriyetten vazgeçmek isteyenler ne selameti, ne de hürriyeti hak etmişlerdir..."
FRANKLİN
Anasayfa
Uzak ihtimal bir sevinç değildir devrim! PDF Yazdır E-posta
Yazar Bedri Adanır   
Çarşamba, 26 Kasım 2008

                devrim1993.jpg                         “Sevinçler hep uzak ihtimallere kilitleniyor;

Berrak sular, keyifle sektirilen taşlarla kirleniyor!”

    Henüz uyumuştu Rojbin. Okul formasını üstünden çıkarmadan yatağına kıvrılmış ve öylece uyuyakalmıştı. Gece geç uyumuş, sabah da erken uyanmıştı. Bir saat geçmeden yatağından korkuyla fırladı. Açık bıraktığı pencereden caddeyi baştan aşağı gözleriyle süzdü: Çocuklar henüz dönmüştü okuldan. Sobalar ikinci kez henüz yakılmıştı. Soba kovaları çöpe henüz boşaltılmıştı.

  Diyarbekir sessizliği çekmişti üstüne. Görenler korkunun arkasına gizlenmiş sanıyordu Diyarbekir’i. Surlarının dışına itilmiş, savaştan yenilgiyle çıkmış gibiydi... Herkesin gözünde sakladığı bir damla gözyaşı vardı, inadına akıtmadığı. Herkesin söyleyeceği bir söz… Ama suskundu işte şehir.

     “Hayır!” dedi Rojbin: “Diyarbekir yenilmedi!” Çocukluğunun Diyarbekir’i yenilmemişti elbette Rojbin’in. Daha bir savaş da olmamıştı zaten. Belki bir vuruşmaydı ve Diyarbekir vurulmuştu bu kez; ama daha her şey bitmemişti. Vurulduğu yerden kalkmasını bilenlerin diyarı değil miydi Diyarbekir?

O zaman neydi bu sessizlik? Rojbin “fırtına öncesi sessizlik bu olmalı” dedi. Sonra “bu öyle değil ama!” diyerek itiraz etti kendine.  Çocukça bir kızmaydı, o da biliyordu; ama kabullenemiyordu işte. Ona göre öfke hemen patlamalı ve düşmanı parçalamalıydı; çünkü düşman, düşmanlığını yapmış, sıra düşmana, bunun diyetini ödetmeye gelmişti.

Alt geçidin hemen altındaki çöpte sönmemiş kömürlerin alevi dışında hiçbir yaşam belirtisi görünmüyordu nerdeyse… Oysa “alçak damlı evlerin” bacaları tütüyordu. Bazen bebek ağlamaları duyuluyor, çok geçmeden kesiliyordu. Rojbin her bebek sesi kesildiğinde gülümseyerek, “anası dayamıştır şimdi memesini ağzına” diyordu.

İkinci kez daldı uykuya Rojbin. Yine sabah erkenden uyandı; ama bu kez okula gitmedi. Okula gitmemsi için bildik bir nedeni yoktu aslında. İçinden sadece “bir şeyler olacak” diyordu…

Henüz evde kimse uyanmamıştı. Bir şeyler atıştırıp avluya çıktı. Newroz için kömürlükte biriktirdiği araba lastiklerini yokladı. Sonra çuvalın ağzını hafifçe açıp ucu çivili sopaları aradı. Yoktu sopalar. Heyecanla elini soba borusunun içinden geçirdi, bu kez satırları aradı. Satırlar da yoktu. Rojbin’in yüzünü çocukça bir sevinç kapladı. Hemen dış kapıyı açıp kimseciklerin olmadığı sokaklardan tarlaya doğru koşmaya başladı. Mahallenin yurtsever ağabeyleri orada toplanmışlardır diye düşündü. Son sokağın başına geldiğinde tarlada, görünürde kimse yoktu. Yağmurla ıslanmış toprakta, ayakkabıları yürümesini engelleyecek kadar ağırlaşana kadar, daha ileride kalan ve gizli toplantılar için kullanılan, tarlaya doğru koştu.

Artık yürüyemeyecek kadar ağırlaşmıştı ayakkabıları. Kale yapılan taşlardan birinin üzerine çökerek ayakkabılarını, cebinden çıkardığı bıçağıyla temizledi. Sonra ayakkabılarını toprak toplamasın diye, taşlara basarak, ileriki tarlaya doğru yürüdü. Orda da kimse yoktu. Ağlayacak gibi oldu önce. Koşarken ki sevincinin yerini kızgınlık aldı. Sonra da çaresiz, eve doğru yürüdü.

Dış kapıdan avluya girdiğinde kapıda yabancı bir ayakkabı gördü ve hemen merakla içeri girdi. Komşuları Emine ablayla annesi telaşla bir şeyler konuşuyorlardı. Rojbin sadece annesinin “Ji Hâlê hêya Deriyê Mêrdîn top bûne” dediğini duydu ve odadan çıktı. Annesi Rojbin’i fark etti ve hemen arkasından çıkıp dış kapıyı kilitledi. Rojbin annesine hiçbir şey söylemedi. Annesinin onu korumaya çalıştığını biliyordu ve o an ne derse desin, annesini ikna edemeyeceğini biliyordu. Bu yüzden uygun bir fırsat yakalayıp kaçmayı bekledi. Beklerken içi içine sığmıyor, her şey bitecek ve o yetişemeyecek diye korkuyordu. 

Rojbin’in abisi ve komşuları Emine ablanın büyük oğlu Özcan Vedat Aydın’ın cenaze törenine gitmişlerdi ve gelen haberler polisin törene katılanlar üzerine ateş açtığını söylüyordu. Emine abla ağlıyor, Rojbin’in annesi daha metanetli duruyordu. Rojbin ise evden çıkıp yürüyüşe katılmanın fırsatını kolluyordu.

Çok geçmeden Özcan üstü başı perişan bir şekilde sokağa girdi. Pencerenin önündeki Emine abla hemen kapıya koştu. Özcan avlu kapısından içeri girer girmez yere yığıldı. Mardinkapı’dan Kuruçeşme’ye kadar koşmuştu. Rojbin ve annesi de avluya koştular. Rojbin, Özcan’ı o halde görünce kaçıp yürüyüşe katılmak hiç aklına gelmedi. Annesinin o ana kadar koruduğu metaneti yerini hıçkırıkla ağlamaya bıraktı. Kendinden geçmiş gibi görünüyordu. Oysa hala Rojbin’i kolluyor, kaçmasın diye hissettirmeden gözlüyordu…

Annesinin ağlaması Rojbin’i iyice öfkelendirdi. Önce başını önüne eğdi… Bir süre hiç kıpırdamadan öylece yere baktı. Başını kaldırması ve kapıya yönelmesi bir oldu. Annesi ağlayarak sıçradı. “Rojê neçe!” dedi. Kapıya kadar koşabildi ve öylece yığıldı. “Rojê neçe, Rojê ez kurbana te me neçe!” diye sayıklıyordu. Rojbin, sokağın başında annesine öylece bakıyordu. Gözyaşlarına boğulmuştu. Sadece bir kez “Daye ez kurbana te me, negrî!” diyebildi. Annesi bu kez “Tê jî herî, tê jî bimrî; lê bi te jî xelas nabe! Bavê me ne dîtin, em nabînin, tû jî nabînî!” dedi Rojbin’e doğru koşarken. Annesinin kendisine doğru koştuğunu fark edince uzaklaşmaya, o da koşmaya başladı. Birlik Lisesi’ne varana kadar hala Rojbin’in sesi yankılanıyordu: “Uzak ihtimal bir sevinç değildir devrim!”

Sırasıyla Kürtçe cümleler:
• Hal’dan Mardinkapı’ya kadar halk toplanmış.
• Rojbin gitme.
• Rojbin gitme, Rojbin kurbanın olayım gitme!
• Sende gideceksin, senden öleceksin; ama seninle de bitmeyecek! Bizim babalarımız görmedi, biz de görmüyoruz, sende görmeyeceksin!

» 10 Yorum Var
1"Yorumum..." MaviUmut yazdi Çarşamba, 26 Kasım 2008 11:39
Okucuyu üstüne çekebilen,düşündüren,düşündürürken'de birşeylerden pay çıkartabilen harika bir Bedri Adanır yazısını yine severek okudum. 
Kutluyorum ve alkışlıyorum....
2"Güezel bir yazı" Arda yazdi Çarşamba, 26 Kasım 2008 12:51
Tebrikler üstad...Üzerinde çok konuşulası bir konu...Anlatımınız harikaydı...Yüreğinize selamlar...  
 
Saygı ve sevgilerimle...
3"Sevgiler Kaleme..." ege20050 yazdi Perşembe, 27 Kasım 2008 10:58
Kaleminizi okumak güzel bir duygu...tebrikler ve sevgiler.
4"Muhteşemdi..." serpil yazdi Pazar, 30 Kasım 2008 12:24
Teması kendi sunmak istediği mesaja ve anlayışa uygun olarak sağlam.  
Öykü çalışmalarınızda başarılar dilerim.Muhteşemdi.
5Yorum GÖK yazdi Çarşamba, 03 Aralık 2008 12:04
Ayh içim param parça oldi. 
Seni en içten dugularımla tebrikler ediyorum. 
Başırılarının devamını diliyorum...
6"Tebrikler" Saygın yazdi Cumartesi, 14 Şubat 2009 00:20
Öykülerinden etkilenmemek elde değil. Duyguları çok iyi yansıtıyor ve okuyucuyu olayın içine çekiyorsun. Tekrar tebrik ederim 
kalemini elinden düşürmemen dileğiyle...
7Yorum güler ataş yazdi Cumartesi, 14 Şubat 2009 16:26
Rojbin çok haklı, asla uzak ihtimal değil devrim. aklımızla başlayan önce hayatlarımıza uyarlamamız gereken bir eyledir devrim. rojbinin yaşadığı ve bize de bir yazıyla ortak olma şansı vere bu olayı hayatımızda kaç kez yaşadığımızı ben unuttum.umarım bizden sonraki kuşak sadeece başka hayatları okurken tanık olsunlar bu insanlık ayıplarına. 
yinede bilsinler ne abiler ne ablalar yaşamış diye. 
işte benim içinde bu hayali gerçekleştirmek uzak ihtimal değil. en azından umudum bu. 
beni bu saatte bu gerçek öyküyle sokağa taşıdığınız için teşekkür ediyorum.. 
bir umudum daha var... 
çocuklar benim ülkemde de gülerek doğup gülerek büyüsün.
8Yorum Albatros yazdi Pazar, 01 Mart 2009 12:11
"Uzak ihtimal bir sevinç değildir devrim! " 
 
Sevinçlerimizi zorluklara mı borçluyuz gibi bişeyler aklıma geliyor...Oysa ki insanın en doğal hakıdır sevinmek ve özgürce yaşamak... 
 
Bu acılara aşinayız ve değerli yazar abimiz hakikaten çok güzel bir anlatımla göz önüne sermiş ve etkilenerek okudum bir yanım o zamanın acılarıyla tekrar deşildi... 
 
Tebrikler derim böyle cesurca ve güzel bu yazınıza 
 
Selam ve saygılarımla
9Yorum selimaydin yazdi Çarşamba, 04 Mart 2009 16:49
Yoğun duyguları başarılı bir şekilde dile getirmişsiniz... Tebrikler. Gerçekten de ; 
 
"Uzak ihtimal bir sevinç değildir devrim! "
10Yorum selimaydin yazdi Çarşamba, 04 Mart 2009 16:51
Yoğun duyguları başarılı bir şekilde dile getirmişsiniz... Tebrikler. Gerçekten de ;  
 
"Uzak ihtimal bir sevinç değildir devrim! "
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giris yapin veya üye olun!.
Son Güncelleme ( Pazar, 16 Ağustos 2009 )
 
< Önceki   Sonraki >

Köşe YazarlarI

Bedri Adanır
Yazarin Profilini GörüntüleYazar Su an Offline
Profili 335 kisi tarafindan görüntülendi. Hit : 335
Yazara E-Posta Atin Yazara E-Posta Gönder

Yazarin toplam 14 yazisi bulunuyor. Tüm yazilarini görmek için tiklayin. Tüm Yazıları (14)
mod_vvisit_counterBugün19
mod_vvisit_counterDün79
mod_vvisit_counterBu Hafta545
mod_vvisit_counterBu Ay352
mod_vvisit_counterToplam101047