| Türk mutlu Kürt mutsuz mu olsun |
|
|
|
| Yazar Güler ATAŞ | |
| Pazar, 04 Temmuz 2010 | |
|
Bu g Sokağa çıkma yasağı devam eden, sıkıyönetimin kol gezdiği, sokaklarda askerden çok canlı görmediğimiz günlerde tek kanallı televizyonlara mahkûmduk. Bu gün bir kanalın haber müdürü, o günün haber programcısı, Yayınında Kenan Evrenin koluna akrep koymuş şöyle diyordu ''inancı tam olanları akrep sokmaz'' sürekli hacılar hocalar ve dini terimlerle halkın kafası bulandırılıyor ve ölçme yeteneği zayıflatılıyordu. Aradan otuz yıl geçti. Şimdi aynı yayıncı AKP karşıtlığı üstünden programlar yapıyor ve şeriat gelecek diye çok korkuyor. Ve yine o dönemin mağdurlarından bir sürüsü halâ darbe diyor. Hafıza-i beşer bazen de şaşar. Şimdide Allaha emanet olunla kapanmıyor mu bütün programlar? Siz söyleyince demokrasi başkaları söyleyince niye şeriat?? 12 Eyülden hemen sonra bütün öğrenci yurtları kışlaya dönmüştü. Namaz ve oruç zorunlu hale gelmişti. Bütün öğrenci yurtları ve işyerlerinin güvenlik işlerine emekli subaylar müdür atanmıştı.Ben niye korkayım AKP'den siz korkun yarattığınız sonuçtan. Türk İslam sentezi kışkırtılmaya başladı. (sol diye bir tehliike kalmamıştı). Yumurtayla civciv gibiydiler. Türk kesimi devlet ve ideolojisiyle barışık kalırken (hiç küsmemişti), İslami kesimi devlete tehdit oluşturur hal almaya başladı. Hatırlayın uzun bir dönem de Hizbullah tehdidiyle uyutulduk.
AKP’nin başarısının altında değişim
geçirerek bu güne gelmesi yatıyor. CHP’nin yenilgisinin altında yatan
ise hala
askeri bir devlet anlayışını seksen yıldır sürdürmesi. Kısaca günümüz
dünyasında gerici bir noktaya düşmüştür. Yeni söylemlere ağzı ve beyni
açılmadığı sürece de kendini eritmeye mahkûm olacaktır.
Otuz yıl önce Türk ve Kürt halkının
kurtuluşuna sınıfsal bakılırdı. Doğuda ve batıda bütün sosyalistler
hücrelere
tıkılıp ömür boyu hapisler alınca. Halkların çıkar ortaklığıda bozuldu. Koşulsuz af ve silahsızlanmayla, karşılıklı empatiyle çözeriz bu sorunu. Sorunun sadece işsizlikle ekonomiyle ilgili olmadığını hepimiz biliyoruz. Yoksa batıda da işsizlik ve yoksulluk hakim. Milliyetinden dolayı suçlu ilan edilmek ne doğunun ne batının istediği bir şeydir. Belki bu kadar basit değil hiç bir şey ama taleplerimiz basit. Bizim çocuğumuz öldü diye başka çocukların ölümüne şahitlik etmeyelim. Birileri Türklüğüyle gurur duyarken birileri de Kürtlüğüyle gurur duysa kıyamet mi kopacak. Bütün milli duygulara karşı çıksam da kabulümdür eyvallah. Yeter ki kan dursun. Türk mutlu olunca iyi de Kürt niye mutsuz olsun. Bu ülkede annelerin bir umudu var, çocuğu dağa çıkmak zorunda kalmasın. Güle oynaya askere yolladığı çocuğuna canlı sarılabilsin. Bunu kim sağlayacaksa o sağlasın benim için partisi fark etmeyecek. Yeter ki savaşa yapılan yatırım insana yapılsın. »
4 Yorum Var
1Yorum DİYAR yazdi Pazartesi, 05 Temmuz 2010 19:17 Gerçekçi ve cesur kaleminizi okumaktan onur duyuyorum.Diğer güncel konularıda kaleme almanızı umut ediyorum değerli üstat.Duyarlı yüreğiniz hep kaleminize böyle gerçekleri yazdırsın.Sevgi ve saygılar
2Yorum erman yazdi Çarşamba, 07 Temmuz 2010 12:25 Konu anlam ve bütünlük yaşadığımız şu günlere dmgasını vurmuş adeta.Duyarlı kaleminizi kutluyorum üstadım.
3Yorum MaviUmut yazdi Çarşamba, 07 Temmuz 2010 18:30 Komünistler, proletaryanın bilincinin burjuva düşüncelerle köreltilmesine karşı sonuna kadar mücadele edecektir.Savşa yapılan yatırım insanlığa yapılsaydı yaşadığımız bunca acı,kahır ve gözyaşı dökülmezdi elbet.Ama savaşın bitmesini istemeyen,savaştan rant sağlayan faşist zihniyetli insanlarin insani duyguları körelmiş.Zaman mücadele zamanıdır..!yüreğinle tayfamıza yön veren kalemini kutluyorum.Zaten düzen partileri bugüne kadar hiç birşeyi çözmedi,hiç bir zaman da çözemeyecek. Yani Al birini vur ötekine...Sevgi ve saygımdasın can ablam.
4Yorum denizler_sonsuz yazdi Pazar, 25 Temmuz 2010 20:48 Anlamlı yazınızdan dolayı öncelikle koutluyorum sizi ve teşşekkürler ediyorum. Her akıllı insanın bir kez daha okumasını tavsiye ediyorum 12 Eylül gerçeklerini vede islenen insanlik suçlarını. Kürt-Türk kardeştir bunu herkes kabullense sorunkalmıyıcaktır. Yönümüzü umuda çevirmenin zamanı ve geçiyor zaman dur durak bilmeden. Yeni yazılarınızı büyük bir keyifle bekliyorum. Saygıyla
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giris yapin veya üye olun!. |
|
| Son Güncelleme ( Pazar, 04 Temmuz 2010 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|