|
Yazar Bedri Adanır
|
|
Pazartesi, 21 Haziran 2010 |
|
Abisi kopmak üzere olan parmaklarıyla dokundu yüzüne, “ağlama, bak bir şeyim yok, elim kanıyor sadece” dedi. Kirli yüzünde abisinin kanı pıhtılaştı. Hıçkıra hıçkıra ağlarken göz yaşları yüzüne yapışıp kalan kan pıhtısının üzerine aktı, dudakları titredi. Abisi hastaneye götürülene dek abisinin bacağına sarılıp ağladı. Civar esnaflar, komşular ve kahvehanede oturanlar Kadir’in ve Şiyar’ın başına toplandı.
Muhtar Ahmet’se Kadir’i hastaneye götürmek için araba arıyordu.Şiyar, kalabalığın öfkeli uğultusu arasında zar zor duyduğu, yaşlıca bir adamın “çocuğu vuranlar okulun çıkışında bekleyen polis arabasına bindi” deyişini hiç unutmadı.
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Bedri Adanır
|
|
Cumartesi, 06 Mart 2010 |
|
Sözcüklerin, anahtar-kilit misali, anlam(a)da buluştuğu demler... Cümlelerin, itinayla, birinci ve ikinci tekil şahıs ekli yüklemlerden korunduğu demler... Hapisliğin ahtapota kestiği bir hengame ki, köşe bucak kaçışmalar yaşanılandan, yaşanandan, yaşanacaklardan ve yaşan(a)mayacaklardan...
Bir ses, tek bir kulaksa titremekte; görüntü, tek bir çift gözde çizilmekte... Sözcüklerin anlatacaklarından geçilmiş, anlaşıl(a)mayacaklar revaçta şimdilerde... Zira ses boşlukta titreyip, tükenmekte, görüntü, -hayâl meyâl, karartılar- uzaklığın, duvarların ardında kaybolmakta...
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Boran Nuwal
|
|
Pazar, 04 Temmuz 2010 |
|
Ormanşehir toplumun bütün kesimleriyle, yaşanılan barbarlıklara, her türden kapital ilişkiye karşı olarak, toplumun en yalın haliyle kendi içinde örgütlenip bunun verimliliğini sağlamak adına yapılan bir dergi çalışmasıdır. Hiçbir kurumsal ya da bireysel otoriteye dayanmamaktadır. Kimsenin ne arkada, ne de önde bir duruşu sözkonusu değildir. Bu anlamda derginin çalışmalarına katılmak isteyen arkadaşlar
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden iletişime geçebilirler.
Emeğini bu iş için harcamak isteyen arkadaşlar bilmelidirlerki, yapacakları her şey kendi adlarına olacaktır. Kimsenin bağımlı olma, ya da destek çıkma gibi bir durumu söz konusu değildir. Otoriter bir merkez olmadığından, herkesin bu iş için sorumluluğu, kendi emeği üzerinden sadece kendine olacaktır. Dergi çalışmaları için, daha önceden hazırlanmış kesinlikli bir program yoktur. Bu konuda çalışma yapmak isteyen arkadaşlar gönüllülük esasında ilk başta kendilerine karşı toplumsal bir sorumluluk almış olacaklardır. Biryerde, 'bu savaşta ne yaptım?' sorusuna bir cevabı olarak çalışılacaktır. Dileğimiz budur, ve bu birkaç kişiye değil herkese ait olan bir durumdur.
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Bedri Adanır
|
|
Çarşamba, 24 Haziran 2009 |
|
''Üzgün olmaktansa öfkeli olmayı yeğlerim.” U. Meinhof
Öfkemi büyütüyor bu şehir… Yaşamı sevincimi törpülüyor. Sonra yeşil parkeli bir genç kulağıma eğilip “başka bir dünya mümkün” diyor. Yüzümü dönüyorum, kimse yok. Sağıma bakıyorum, kimse yok, soluma bakıyorum, yok… Nefesi değdi enseme, hissettim. Fısıldadı, duydum; ama yok işte… Derinlerden bir ses, uzaklardan… Sesinin yankısı kaybolmuş, ses telleri yırtılmış sanki… “Sesim ol” dercesine bir ses tonuyla, bir kez daha seslendi: “Başka bir dünya mümkün!”
Bu şehir çalarken tüm sevinçleri, her cadde, her sokak, her adım başı; bütün bu şehir; her yerde başka bir insan manzarası… Neresinden baksan “gamsız hayat!” Neresinden baksan bir kayıp hikâyesi… Ve ölüm uykusundan silkerek uyandırırcasına bir ses: “Başka bir dünya mümkün!”
|
|
Devamını oku...
|
|